Fatih Buğra Sarper Kişisel Blog

Yaratan Rabb'inin Adıyla Oku!
Veritas Odit Moras

Evrim bugün halk arasında yaygın olduğu şekliyle sadece “insanın maymundan geldiği” gibi bir iddiadan ibaret değildir. Evrim konusunda asıl büyük gürültü “İnsanla maymunun ortak bir atadan farklılaşarak birbirinden ayrıldığı” şeklindeki evrim görüşünden kopsa bile bu iddia sadece hipotezin bir kısmıdır. Bu yüzden bazı insanlar “Allah diledikten sonra insanı da maymunu da ortak bir atadan yaratabilir veya Allah isterse insanı maymun benzeri bir canlıdan türetebilir.” gibi bir düşünceye girebilmektedirler. Hâlbuki modern evrim düşüncesinin temeli sadece insanın değil, bütün bir kâinatın, canlı-cansız her şeyin bir Yaratıcı’ya ihtiyaç duymadan, kendi kendine evrimleşmesine dayanmaktadır. İnsan-maymun kavgası, meselenin halk arasında aktüalite boyutuna indirgenmiş şeklidir. Elbette Allah dilediği gibi yaratabilir, dilediği canlıyı dilediği şekle dönüştürebilir. Ancak evrim, ortaya koymaya ve insanlara dayatmaya çalıştığı mekanizmalarla (izolasyon, mutasyon, adaptasyon ve doğal seleksiyon) tamamen kör ve şuursuz kuvvetler olan tabiat kanunları ismini verdiğimiz, tesadüf ve rastlantılarla bir araya gelen sebeplerin, bütün varlık alemini ortaya çıkardığını iddia etmektedir. Büyük Patlama’dan (Big Bang) itibaren atomaltı parçacıkların, atom ve moleküllerin bir araya gelerek dev galaksi ve yıldız topluluklarından, Güneş ve gezegenlerin yaratılmasına kadar geçen süreci akılsız madde ve enerjinin hareketlerine veren modern evrim teorisi, tam manasıyla bir ateizm aleti gibi çalışmaktadır. Zihinlere işlenen sosyal Darwinizm düşüncesiyle de evrim, medeniyetleri batıl ideolojilerin aksiyoncusu yapmakta, insanları da bu ideolojilerin kölesi konumuna düşürmektedir.

User Image

fbsarper

Yorum yok

Bir yorum yazın